Alevilikte Inanç - Seyyid Hakkı—Seyyid Hakkı, 1965 Dersim doğumlu ve Seyyid Seyfettin Ocağı evladı.—Allah Muhammed ya Ali.
Seyyid Hakkı
Seyyid Seyfeddin Ocağı

ANASAYFA




Alevi inanç yolunda, hizmet sayfalarımız...
YouTube, ilim kanalımız:
https://www.youtube.com/user/YediDeryaSohbeti62 
Facebook, Alevi Hizmet Dergah
ı grubumuz:
https://www.facebook.com/groups/244039227002241/  
Fcebook, Ehlibeyt İlim Mektebi sayfamız; 
https://www.facebook.com/Ehlibeyt-%C4%B0lim-Mektebi-194839911064876  
WEB sayfamız, Alevilikte Inanç;
https://www.alevilikte-inanc.de/ 
Facebook özel sayfamız;
https://www.facebook.com/seyyidhakkiii
*****************************************************
YouTube, Alevilikte Inanç -
Seyyid Hakkı kanalımız…

https://www.youtube.com/user/YediDeryaSohbeti62

******************************************
Çerağ Duaz-ı - Seyyid Hakkı
Duaz-ı dinlemek için Linkin üstüne tıklayınız:
https://www.youtube.com/watch?v=i9oigfx_VQE
*********************************************

Hakk Dergahı, Ilim Irşad…
=Canlı, Muhabbet Grubumuz=

Hakk Dergahı, Ilim irşad muhabbetlerimiz,
Zoom programı üzerinden Salı ve
Perşembe günleri yapılmaktadır...
Muhabbete katılmak, iletişim Seyyid Hakkı  

YouTube, ilim kanalımız:
https://www.youtube.com/user/YediDeryaSohbeti62







Bir dünya diliyorum! Mavi, yeşil ve Rıza Şehri olsun…
Yaşadığımız Dünyaya doğru anlamda sahip çıkmadığımız takdirde kirlenmeye, bozulmaya, zamanla yıkılıp yok olmaya mahkumdur.  

Dünyamızın yok olmaması için, daha önemlisi gelecek nesillere mavi, yeşil, sağlıklı, temiz bir çevre ve yaşanabilir bir Dünya bırakmak için; Önce kendimizde sonra Ailemizde, toplumumunda, çevremizde, mahlemizde başlayarak bilinçli bir yaşam kültürüyle, bilinciyle, sorumluluğuyla insanları aydınlatmakla birlikte üzerimize düşen sorumluluğu ve görevi yerine getirmek için her türlü imkanlarımızı seferber etmeliyiz.   

Hırs yerine merhamet, kin yerine sevgi ve düşmanlık yerine barış diliyoruz.
Temeni ve dileklerimizin gerçekleşmesi için, Cenab-ı Hakk: Insanların hırslarını merhamete, kinlerini sevgiye ve düşmanlıklarını barışa çevirsin. Allah Allah. 

Doğa ile canlı varlıkların katledilmediği,
Kurşun sesi ile barut kokusunun olmadığı,
Insanların, hırs ile nefsine yenilmediği,
Irkçılık ile milliyetçiliğin olmadığı,
Engelli insanların hiçe sayılmadığı,
Insan haklarının ihlal edilmediği,
Allah ile Allah’ın kandırılmadığı,
Yoz ile yobazın olmadığı,
Din tücarlarının olmadığı,
Kötü yöneticilerin olmadığı,
Hırsız ile talancıların olmadığı,
Anne ile babaların ağlamadığı,
Kin ile nefretin olmadığı,
Yalan ile iftiraların olmadığı,
Kula kulluğun olmadığı,
Insanların yakılmadığı,
Insanların satılmadığı,
Bir dünya diliyorum! 

Sevgi ve muhabbetin olduğu,
Dostluk ve barışın olduğu,
Hoşgörü ve saygının olduğu,
Çocukların sevgiyle büyüdüğü,
Birlik ve beraberliğin olduğu,
Mavi, yeşil ve Rıza Şehri’nin olduğu,
Bir dünya da yaşamak istiyorum. 

Ya Cenab-ı Hakk!
Kötülerin şerine, zalimlerin zulmüne, yalancıların diline, çıkarcıların hedefine, ikiyüzlülerin yüzsüzlüğüne, bulaştırma bizleri. Allah Allah… 

Dünyevi zevklerden, nefsi isteklerinden ve alışkanlıklarımızdan vaz geçmenin zor olduğunu biliyoruz. Fakat buna rağmen temiz bir çevre, mavi, yeşil bir Dünya için ayağa kalmaya ve kendimizi değiştirmeye değer… 

Ehli Beyt yazarı ve Seyyid Seyfeddin Ocağı evlatlarından,
=Seyyid Hakkı=


Hakk ile hakikatin demine Huu. Allah Allah…
Hakk, ilahi kudrettir ve hakikat ise, Hakk kelamı olan ilimdir. Ilahi kudretin hikmetine ermek, ilim ve bilimle mümkündür. Hakki le hakikatin kapısı, ikrar kapısıdır. Ilahi kudretin hikmetine ve ilim ile bilime ermenin sırrı; Ikrar vermek, ikrarında durmak, kendi ilim ışığını yakmak ve insanlık alemini aydınlatmak için Mehdi olmaktır. 

Mehdi manası; Elinde silah, top tüfek ve canlıları öldürmek değildir. Ilim ve bilim ışığı olmak, insanların karanlığına ışık tutmak, akılları ilimle, yürekleri sevgi muhabbetiyle irşad ederek Rıza Şehri yaşam felsefesini gerçekleştirmektir. 

Akıllarda ve yüreklerde, yaşam felsefesi olan Rıza Şehri cenneti yaratılırsa Dünyada; Kötülük, ahlaksızlık, cana kıymak, yaşam ışığını karaltmak, vs. yerine; Sevgi, muhabbet, hoşgörü, dostluk, birlik, beraberlik, dayanışma, özgürlük ve barış içinde yaşamak mümkündür.  

Rıza şehri olan yaşam cennetinin gerçekleşebilmesi için, insanlar birer; Mehdi, Hızır, Mürşid, Pir, Rehber, Talip ve dolayısıyla ilim irşad dergahları olmalıdır. Ilim irşad dergahları, umut ve cehalet karanlığını aydınlatan ışık kapıları olmalıdırlar.  

Ikrarında durana, yolunu sürene, cehalet karanlığına ışık tutana, insanlığa hizmet edene ve insan olmaya gayret ediyorum diyebilene aşk olsun… 

Içmiş isen aşk meyinden,
Derya da bir, deniz de bir, göl de bir.
Okuduysan haktan gelen kelamı,
Yazan da bir, kalem de bir, el de bir.

Kendini fark etmeyen irfan sayılmaz,
Pişmeyince çiğ süte maya atılmaz,
Bir pir sevmişem sevdasına doyulmaz,
Sevda da bir, sevgi de bir, aşk da bir.

Her işlerin sır olup nur olduysa,
Aşkın şarabını nuş edip doldunsa,
Hakikatten Hakk'a aşık oldunsa,
Ali de bir, Veli de bir, Pir de bir.

Kul Hüseyn'im güzel pire ben de oldum,
Aşık olduğumdan sararıp soldum,
Bu fena mülküne geldim kazanç buldum,
Kazanç da bir, emek de bir, kar da bir. 

Hakki le hakikate, talip olan odur ki;
Aklı ile düşündüğünü dili ile söylediğini, yaşayıp duruşuyla yansıtabilsin. 

Gerçek Can odur ki;
Talip olduğu yolda, dos doğru yürüyendir yani ölmeden evvel ölendir.  

Gerçek mümin odor ki;
Hakk ile hakikat yolunda Allah’ın rızasını kazanmak için insanlığa dolayısıyla insanlara, hizmet edendir. 

Ehli Beyt yazarı ve Seyyid Seyfeddin Ocağı evlatlarından,
=Seyyid Hakkı=


Insanların ortak paydası, insanlık değerleridir...
Dirliğin şartı, birliktir ve birliğin şartı ise, imkanları paylaşmak ve sahiplenmektir. Nefse uyanlar bir dağı paylaşamazken, birbirini sevenler bir lokmayı döne döne paylaşrlar. 

Senlik benlik yerine, biz diyene,
Ölüm yerine, yaşam diyene,
Kin, nefret yerine, sevgi diyene,
Savaş yerine, barış ve dostluk diyene,
Zalimlik yerine, mazlumiyet diyene,
Düşmanlık yerine, kardeşlik diyene,
Tüm umutsuzluklara, umut olana aşk olsun.. 

Insan onuru ve eşitlik, insan haklarının iki temel değerdir. Dolayısiyle halkların yaşamlarını, insan onuru ve eşitliği ekseninde sürdürebilmeleri için; Hoşgörü, sevgi, dostluk, paylaşmak, sahiplenmek, barış, özgürlük, adalet ve hakkaniyet gibi manevi değerlere bağlı ve sadık kalmakla mümkündür. 

Insanların yaşam kaynağı olan manevi değerlere sahip çıkmak sadce devletin, kurumların, kuruluşların görevi değildir. Bütün bireylerin görevi ve sorumluluğudur. 

Onurlu yaşamak için insanların hakkını araması, hakkına ve haklıya sahip çıkması bilincinin geliştirilmesi gerekir.

Başkalaştırmak değil, el ele tutanlardan olalım,  
Ölüm diyenlerden değil, can diyenlerden olalım,
Kin güdenlerden değil, sevgi diyenlerden olalım,
Diken verenlerden değil, gül verenlerden olalım,
Savaş haykıranlardan değil, barış diyenlerden olalım,
Dünyayı karaltanlardan değil, aydınlatanlardan olalım,
Düşmanlık yapanlardan değil, kardeşlik türküsü söyleyenlerden olalım,
Umutsuzluğun içinde, umut ışığı olalım ve insanlıkta birleşelim… 

Ehli Beyt yazarı ve Seyyid Seyfeddin Ocağı evlatlarından,
=Seyyid Hakkı=


Cehaleti, ilimle geri çevirin...
Aleviliği ve insanlık felsefesini, çocuklarımıza öğretelim. Eğer biz çocukarımıza, Aleviliğin ilmini ve insanlığın felsefesini öğretmezsek başkaları kendi inancını, felsefesini dayatacaktır. Onun için, okuyalım ve öğretelim. 

Bana okudun mu diye sormayın,
Kitap okumadım insan okudum.

Kitabı insandan ayrı görmeyin,
Insanı sınırsız umman okudumi

Okudum okudum insan okudum,
Gönül verdim Şahı Merdan okudum.
Mürsel Sinan  

Bilen ile bilmeyen bir olmaz. Çünkü ilim insanı hoşgörülü, erdemli, muhabbetli ve insanlık alemine faydalı kılar. Cehalet ise, bunların aksine; Sadece kendini düşünen ve kendi inandığının dışındaki fikir, görüş ve güzelliklere düşmandır. 

Ilme değer verdim, uykudan kalktım,
Sarık seccadeyi elden bıraktım,
Vaizin her gün ki vaazından bıktım,
Ramazanı sele verdim de geldim. 

Aklım ermez Ahret eğlencesine,
Saygım var ilimin gerçek sesine,
Hayal Cennetinin boş bahçesine,
Yobaz sürüsünü sürdüm de geldim. 

Ibreti emelim insana hizmet,
Eşim bana Huri, evim de Cennet,
Cahil cühelaya edemem minnet,
Bütün zincirleri kırdım da geldim.
Aşık Ibreti 

Ilim ile cehalet ve bilen ile cahil hakkında, Şahı Merdan Ali; Cehaleti ilimle geri çevirin. Ilim; insanı akla götürür, kim ilim öğrenirse akıllanır. Ilim; Ruhu diriltir, aklı aydınlatır ve cehaleti öldürür“ buyurmuştur… 

Ehli Beyt yazarı ve Seyyid Seyfeddin Ocağı evlatlarından,
=Seyyid Hakkı=



Imam Hüseyin gibi duruşlu olmak, yaşam ve ikrarın özüdür…
Yaşam, doğum ile ölüm arasında; Yaşanan süreye, ömür veya hayat denir. Doğum ile ölüm arasında ki süreç okuma, araştırma, sorgulama ve kendini bulma sürecidir. 

Insan sıfatında yaratılmış olan Ademoğlu ben kimim, neden varım, neden doğdum, amacım nedir, yaşamın amacı nedir, nerden geldim nereye gidiyorum? vs. vs. gibi sorulara cevap bulmak için olgunlaşmış ve erdemliğe ulaşmış bir akıl gereklidir. Aklın olgunluğu okumak, araştırmak, yargılamak, sorgulamakla mümkündür.  

Olgunlaşan bir akıl sayesinde kainatı, kainattaki mevcudatın manasını ve kişinin kendi sorumluluğunu daha iyi anlar. Olgunlaşan bir akıl onurlu bir duruşu, onurlu bir kişiliği ortaya çıkarır.  

Insanlık tarihinde, onurlu duruşa sahip ve bu duruşu; Haksızlığa karşı, zalimlere karşı ortaya koymuş sayısızca ınsanoğlu çıkmıştır. Bu duruş, insanlık onurudur. Dolayısıyla insanlık onuruna sahip çıkmak için, ikrar vermek gerekiyor. Ikrar ise, insanı insan eden ve yaşama anlam kazandıran, manevi değerlere sahip çıkmaktır. 

Haksızlığa, adaletsizliğe ve zalime karşı, onurlu duruşu ortaya koyanlardan biri de Pir Imam Hüseyin’dir.  

Pir Imam Imam Hüseyin, onurlu duruşuyla;
* „Haksızlığın karşısında eğilmenin; Alçaklık olduğunu, kölelik olduğunu, onursuzluk olduğunu ve haksızlık karşısında susmanın ise „dilsiz şeytan“ olduğunu öğretmiştir.  

* Onurlu bir ölüm; Kula kulluk, teslimiyetçilik, onursuz bir duruş ve boyun eğişten daha değerli olduğunu öğretmiştir. 

* Dil, din, ırk ayrımı yaparak, kin, intikam, nefret besleyerek ve çıkar için kan dökmek insanlık suçu olduğunu öğretmiştir. 

* Yezid’in safında Hüseyin’i olunmadığı gibi, Imam Hüseyin’in mücadele ruhu ile de hiç bir zaman bağdaşmaz. Çünkü Hüseyn’i olmak; Mazlumdan yana, Yezid’e karşı olmaktır yani haklı ile haksızın savaşıdır. 

* Aleviler,  Yezid’e lanet okuyup, çağın Yezid’i ile aynı safta yer almazlar. Hiç bir zaman saflarında olmadılar ve bundan sonra da olmayacaklardır. 

Dolayısıyla hayatın her alanında, onurlu bir duruşa sahip Hüseyinler ortaya çıkmıştır. Onurlu duruşa sahip olmak, verilen ikrarda durmakla mümkündür. Alevi inancı; Ikrar üzerine kurulduğuna göre, esas olan da ikrar ve teslimiyettir.  

Insanlık aleminde huzursuzluğu yaratanlar, kişiliksiz ve onursuzluk sıfatını taşıyan insan sıfatında ki yaratıklardır. Onun için diyoruz ki, Alevilerin içinde ve dışında ikrarından dönmüş onursuz, kişiliksiz yezidlere lanet olsun... 

Ehli Beyt yazarı ve Seyyid Seyfeddin Ocağı evlatlarından,
=Seyyid Hakkı=



Yezid zihniyetine karşı, gönül birliğine varanlara AŞK olsun...
Sevgi ve saygı ilkesine bağlı olan, Ehli Beyt’e kast eden Yezid zihniyetine lanet okuyan, 
Kalbinde Hakk Muhammed Ali aşkını-sevgisini taşıyanlara, mazlumun safında yerini alanlara ve Yezid zihniyetine karşı, gönül birliğine varanlara AŞK olsun.
 

Insan olmanın ilkesi, onurlu yaşamaktır…
* Onurlu yaşamak; Haksızlığın, alçaklığın, köleliğin ve onursuzluğun karşısında susmamaktır. 
* Onurlu yaşamak için, gerektiğinde onurlu bir ölüm; Kula kulluk, teslimiyetçilik, onursuz bir duruş ve boyun eğişten daha değerlidir.
* Onurlu yaşamak; Insanlar arasında dil, din, ırk ayrımı yapmamak, kin, intikam, nefret beslememek ve çıkar için kan dökmemektir. 

Vücudum etseler lime,
Az gelir o Hüseyin’e.
Biat edersem Yezid’e,
Bana lanet, bana lanet.

Allah bana haber verse,
Yezid de suç yoktur dese,
Ben böyle istedim dese,
O‘na lanet, O‘na lanet.

Yezid beni kral kılsa,
Kainatı emrime verse,
Cennetim de senin dese,
Girer isem bana lanet.

Allah bir Muhammet Ali,
Biri Enbiya, biri Veli,
Hüseyin aşkına deli,
Olmaz isem bana lanet.

Feyzullah der Allah birdir,
Iki diyen daim kördür,
Yezid‘e lanet bir nurdur,
Doğmaz ise ona lanet.
Feyzullah Çınar 

Yezid zihniyetinin safı…
Zalimliğin, haksızlığın, ahlaksızlığın, merhametsizliğin, cahilliğin, her türlü kötülüğün ve sapkınlığın safıdır. 

Pir Imam Hüseyin’in safı ise…
* Mmazlumdan yana haksızlığa, zalimlere ve onların zülmüne karşı duranların safıdır.
* Zalime, biat etmeyen ve boyun eğmeyenlerin safıdır.
* Insanlık onuruna sahip çıkanların safıdır.
* Insanlık suçu olan Kerbela ve Kerbela gibi katliamların yaşanmaması için hatırlayan ve hatırlatanların safıdır.
* Insan olduğunu hatırlayanların, insanı sevenin ve kutsayanların safıdır.
* Yapılan zulümlerin tekrarlanmaması için insani, görev ve sorumluluğunun farkına varanların safıdır.
* Haftalarca aç, susuz kalmanın ne olduğunu ruhen hissedenlerin ve nefsini kötülüklerden arındıranların safıdır. 

Dolayısıyla Pir Imam Hüseyin yaşantısıyla, davranışlarıyla, cesaretiyle sadece islam aleminde değil, bütün insanlık için görkemli bir abidedir. Çünkü O, yiğitliğin, fedakarlığın ve mazlum olmanın sembolüdür. 

Yezid zihniyetine karşı, Gelin canlar bir olalım.
Selam olsun, dinimiz sevgi kabemiz insandır diyen yüreklere...

Ehli Beyt yazarı ve Seyyid Seyfeddin Ocağı evlatlarından,
=Seyyid Hakkı=



Hatır için doğrular yanlışa mahküm edilemez, edenlere de yazıklar olsun...
„Hatır için“in anlamı; Birilerini gücendirmemek için veya sevdiğimiz bir kimse için, katlanılan sıkıntıdır. Örneklersek; „Inan ki bu işi, hatır belasına yapıyorum“ cümlesidir.   

Hayatın her alanında „hatır belasına“ evet diyenler, yanlışa uymak gibi sıkça rastladığımız vede rahatsız olduğumuz bir durumdur. 

Hatır için, sevdiğimiz için, iyi arkadaş için, komşuluk hatırı için, vs. ikrar yani söz verilmemlidir. Çünkü ikrar, bir duruştur ve duruş ise, kişinin onurudur. Onurlu yaşamak, aç kalmaktan daha daha makbuldur. 

Ikrar konusunda Pir Sultan Abdal, Şahı Merdan Ali’ye şikayeti…
Benden selam olsun gül yüzlü Şah'a,
Verdiği ikrarda durmuyor talip.
Herkes kendisine bir yol sürüyor,
Rehberin buyruğun tutmuyor talip.

Eş eşitini saymaz, talip de pirini,
Faş ettiler, ulu erenlerin sırrını,
Dört kitapta, gördünüz mü yerini,
Tarıksız tercuman biliyor talip.

Içeri girince, belli Hakk derler,
Dışarı çıkınca, ikrar yok derler,
Sen olmazsan, Mürşid çok derler,
Verdiği ikrardan dönüyor talip.

Haberini aldım bir nebbaş‘iden,
Sen hiç korkmaz mısın ulu erden,
Yüz katını tutmuş pazarbaşıdan,
Artık alıp eksik satıyor talip.

Pir Sultan Abdal'ım ben bir fukara,
Talip boynun eğip durmuyor dara,
Gönüle de düştü bir sınık yara,
Inliye, inliye geliyor talip.
Pir Sultan Abdal 

Hatır için yola gidenler, hatır için ikrar verenler, hatır için dostluk kuranlar, hatır için selam verenler gibi; Hatır için, doğruları yanlışa mahküm etmedik ve edenlerin de safında olmadık.
Bunun için diyoruz ki, Gönül kalsın fakat yol kalmasın. 

Dolayısıyla onurlu yamak veya yaşamamak, her insanın kendi elindedir. Siz, siz olun onurlu yaşayanların safında olun ve hatır için, çiğ tavuk yiyenlerden olmayın… 

Ehli Beyt yazarı ve Seyyid Seyfeddin Ocağı evlatlarından,
=Seyyid Hakkı=



Alevilikte Inanç - Seyyid Hakkı sayfamızı önerelim ve yönlendirelim. => Facebook Sayfamız: Seyyid Hakkı SH => YouTube Kanalımız: Ehlibeyt Yolu-Seyyid Hakkı => Facebook grubumuz: Seyyid Seyfeddin Ocağı - Dergah Aşk ile Canlar...