Alevilikte Inanç - Seyyid Hakkı—Seyyid Hakkı, 1965 Dersim doğumlu ve Seyyid Seyfettin Ocağı evladı.—Allah Muhammed ya Ali.
Seyyid Hakkı
Seyyid Seyfeddin Ocağı

Muhammed Ali yolu, ikrar yoludur. Ikrar verilmeden, Alevi olunmaz...


Muhammed Ali yolu, ikrar yoludur. Ikrar verilmeden, Alevi olunmaz... 
Alevi olmayıp da Alevi gibi görünmek ve ikrarından dönmek, iki yüzlülüktür. Çünkü Alevilerin ikrarı, Tevella ve Teberra ikrarıdır. 

Alevi olup da ikrarından dönmüş, asimile olmuş, alevi ilim irfaniyle bağdaşmayan, ezberlenmiş bir kaç ayet ile kendini alim sanmak, oldu bittiye getirmek, daldan dala konup bilgi fukaralıklarını gizlemek, vs. Alevi duruşuyla bağdaşmaz.  

Aleviler, Hakk ve hakikate ikrar verenlerdir. Hakk meydanında, Pir huzurunda verilen ikrarın amacı, kendini bir pire teslim etmektir ve O Pir tarafından tüm kötü alışkanlıklardan, huylardan; Yıkanmak, yunmak, arınıp temizlenmek ve yolun ilim irfanı ile doyrulmaktır. 

Alevilerin ikrarı, Kal-u Bela’da yani Bezm-i Elest’e verilen ikrardır. Bundan dolayıdır ki ikrar, bir kereye mahsus verlir ve verilen ikrar dil ile verilip kalp ile tasdiklenmesi gerekiyor. 

Muhammed Ali yolu, ikrar yoludur. Ikrar veren, ikrarında duranlar ancak Alevi olabiliyor. Ikrarında dönenler ise, yol düşkünüdürler.  

Kal-u Bela / Bezm-i Elest; Bu sözler, Yaratanın yarattıklarıyla; Hususiyle insanla olan mukavelesine ait bir kısım sözlerdir ki, bu mukavelede:
* Ayet 172: Hani Rabbin Adem oğullarının bellerinden zürriyetlerini almış, onları kendilerine şahit tutarak: “Ben sizin Rabbiniz değil miyim?” diye sormuştu. Onlar da: “Evet, şahitlik ederiz ki sen bizim Rabbimizsin” demişlerdir. Böyle yaptık ki, kıyamet günü: “Doğrusu bizim bundan haberimiz yoktu!” demeyesiniz.
* Ayet 173: Veya “Çok önceden beri atalarımız, Allah’a şirk koşmuşlardı; Biz de, onların ardından gelip yapabileceği başka bir şey olmayan bir nesil idik. Şimdi kalkıp, o batıl, şirk yolunu başlatanların yaptıkları yüzünden bizi helak mi edeceksin?” şeklinde bir mazerette bulunmayasınız.
* Ayet 174: Işte biz Ayetleri böyle detaylı bir şekilde açıklıyoruz ki, belki onlar doğru yola dönerler. Araf Suresi, 172-174. Ayetler 

Yol düşkünü olanlar yani suç işleyip ikrarında durmayanlar artık Alevi değildirler çünkü ikrarından vaz geçmişlerdir, dönmüşlerdir. 

Cem erkanında, Pir huzurunda verilen ikrar, Kal-u Bela’da verilen ikrara göndermedir. Kal-u Bela’da verilen ikrar, yer yüzünde zuhur ettikten sonra o gerçeğe ve hakikate tekrardan geri dönme noktasında verilen söz, teslimiyet sözüdür. Bir insanın, Kamil-i Insan olabilmesi için arınması gereken bütün ilkelere söz yani ikrar veriyordur. Çünkü o ikrara, teslim olmadıktan sonra zaten Hakk ve hakikat yolunu sürmek, mümkün değildir. 

Kur’an, ikrarından dönenlere; Tüm bunlardan sonra yüz çevirenler, sapıkların ta kendileridir. Ali Imran suresi 82. Ayet 

 Ve yine Kur’an; O seninle el tutuşup sözleşenler var ya, onlar gerçekte Allah ile beyatleşiyorlar. Allah’ın eli, onların ellerinin üstündedir. Kim ahdi bozar, döneklik ederse kendi aleyhine döneklik etmiş olur. Ve kim Allah’a verdiği sözde vefalı davranırsa, Allah ona büyük bir ödül verecektir. Fetih Suresi, 10. Ayet 

Hz.Muhammed Mustafa ve Şahı Merdan Ali de Allah’a, ikrar vermişlerdir.
Allah ile Hz.Muhammed Mustafa arasında ki ikrar; Vahiy yoluyla kendisine ulaştırılmış olan ilahi emirleri insanlara eksiksiz, katkısız bildirmek ve tebliğ etmektir. 

Ali’yyen Veliullah yani Şahı Merdan Ali’nin ikrarı; Hz.Muhammed Mustafa’dan sonra Velilik mertebesi gereği O kutsal öğretiyi, ilahi emirleri koruyup devamını sağlamaktır. 

Bu kutsal yolda, taliplerin görevi ise; Peygamber ve Veliullah’ın ikrarını kendilerine klavuz, çerağ tutarak verilen ikrara bağlı kalarak edep erkan ile Tevella ve Teberra ilkeleri doğrultusunda yolunu yol, halini hal etmektir. 

Dolayısıyla ikrar, söz demektir. Allah ile peygamber arasındaki söz, ilahi tebliğ etmesidir yani insanların doğruya, gerçeğe, hakikate sevk edilmelerini sağlamaktır. Peygamberin vasisinin sözü ise, Peygamberin tebliğ ettmiş olduğu ilahi emirlerin korunarak devam etmesidir. 

Bu kutsal yolda, taliplerin görevi ise; Hz.Muhammed Mustafa ve Şashı Merdan Ali’nin ikrarını kendilerine klavuz, çerağ tutarak verilen ikrara bağlı kalarak edep erkan ile Tevella ve Teberra ilkeleri doğrultusunda yolunu yol, halini hal etmektir... 

Alevilerin ikrarı Kufelilerin ikrarı değildir ve olmamalıdır. Çünkü Kufeliler, Imam Hüseyin’e; „Ya Hüseyin kalbimiz senden yana fakat Yezidin kılıcı güçlü“ deyip iki yüzlülük yaparak Hz.Muhammed Mustaf’nın torunlarını Yezid gibi bir zalime peşkeş çekmişlerdir. 

Muhammed Ali yolu, bedel yoludur. Canını seven bu yola gelmesin, rahatını düşünen mazlum ve zalimin kavgasına girmesin.  

Dolayısıyla dil ile ikrar, kalp ile tasdik olmayınca ikrar, ikrar olamaz. Bir çok insan yola girmek ister, ikrar vermek ister fakat verdiği ikrar gereği Teverra ve Teberra ilkesine bağlık kalarak yola devam etmesidir. 

Aleviler, Imam Hüseyin’in izinde yürüyenlerdir; Gerektiği zaman Hakk ve hakikat için, insanlık onuru için serini kurban etmekten kaçınmazlar fakat hiç bir zaman mazlumdan yana görünüp, zalimin safında yer almazlar. Alevilik; Karanlığa ışık olmak için, ateşte semaha durmaktır…  

Ehli Beyt yazarı ve Seyyid Seyfeddin Ocağı evlatlarından,
=Seyyid Hakkı= 

Alevi inanç yolunda, hizmet sayfalarımız...
YouTube, ilim kanalımız:
https://www.youtube.com/user/YediDeryaSohbeti62 
Facebook, Alevi Hizmet Dergah
ı grubumuz:
https://www.facebook.com/groups/244039227002241/  
Fcebook, Alevi Ilim Dergahı sayfamız;
https://www.facebook.com/Seyyid-Seyfeddin-Oca%C4%9F%C4%B1-sayfas%C4%B1-194839911064876/ 
WEB sayfamız, Alevilikte Inanç;
https://www.alevilikte-inanc.de/ 
Facebook özel sayfamız;
https://www.facebook.com/seyyidhakkiii

 

Alevilikte Inanç - Seyyid Hakkı sayfamızı önerelim ve yönlendirelim. => Facebook Sayfamız: Seyyid Hakkı SH => YouTube Kanalımız: Ehlibeyt Yolu-Seyyid Hakkı => Facebook grubumuz: Seyyid Seyfeddin Ocağı - Dergah Aşk ile Canlar...