Işığım ol karanlıkta
Işığım ol karanlıkta
İnsan hayatında her zaman aydınlık günler olmayabilir. Bazen umudun azaldığı, adalet duygusunun zedelendiği, insanların birbirinden uzaklaştığı ve ruhumuzda karanlığın çoğaldığı zamanlardan geçeriz.
Böyle zamanlarda insanın en çok ihtiyaç duyduğu şey, yolunu gösterecek bir ışıktır.
Ancak ışık yalnızca dışarıdan gelen bir aydınlık değildir. Bazen insanın içinde taşıdığı umut, vicdan, sevgi ve hakikat arayışı da bir ışıktır.
Karanlık da yalnızca gecenin karanlığı değildir. Cehalet, zulüm, ayrımcılık, umutsuzluk, sevgisizlik ve gönül kırmak da hayatın karanlıklarıdır. Bu karanlıkların karşısında insanın sahip olduğu en büyük güç ise vicdanıdır.
Alevi inanç ve düşüncesinde Yol, insanın hayat boyunca sürdürdüğü bir hakikat arayışı olarak düşünülebilir. Yol'da yürümek, yalnızca bir yere ulaşmak değildir. İnsan önce kendisini tanımaya, kendi eksikleriyle yüzleşmeye ve daha olgun bir insan olmaya çalışır.
Bu yolculukta insanın görevi yalnızca kendi ışığını bulmak değil, başkasının karanlığında da ışık olabilmektir.
Bir mazlumun yanında durmak, haksızlık karşısında susmamak, ihtiyaç duyana el uzatmak, gönül kırmamak, insanı insandan ayırmamak ve ötekileştirmemek; bu ışığın hayattaki karşılıklarıdır.
Rızalık da bu anlayışın önemli bir parçasıdır. İnsan yalnızca kendi huzurunu düşünmemeli; karşısındaki insanın hakkını, gönlünü ve onurunu da gözetmelidir. Gerçek huzur, yalnızca kişinin kendisiyle barışık olması değil, insanlar arasında da hakkın ve gönül hoşluğunun bulunmasıdır.
Fakat insanın mücadelesi yalnızca dışarıdaki karanlıkla değildir. Her insan kendi içinde de bir karanlık taşıyabilir. Kibir, öfke, kin, nefret ve bencillik insanın kendi yolunu karartan duygulardır.
Bu nedenle insan önce kendi içine bakmalı, kendi karanlığını fark etmeli ve onu aydınlatmaya çalışmalıdır. Umudu kaybetmemek, zalime boyun eğmemek ve iyilikten vazgeçmemek de bu yolculuğun önemli adımlarıdır.
İnsan gelip geçicidir. Makamı, malı ve sahip oldukları bir gün geride kalır. Fakat yaptığı iyilikler, söylediği güzel sözler ve gönüllerde bıraktığı iz yaşamaya devam edebilir.
Belki de insanın dünyadaki en büyük mirası budur: Ardında nasıl bir iz bıraktığı.
Bu nedenle “Işığım ol karanlıkta” anlayışını yalnızca kendimiz için düşünmemek gerekir.
Asıl mesele, karanlıkta kalan bir başkasının hayatına küçük de olsa bir aydınlık katabilmektir.
Çünkü Yol sadece yürümek değildir; insan olmaktır, insan kalmaktır, hakikati aramaktır ve yürürken başkasına da ışık olmaktır.
Belki de bütün mesele şu soruda saklıdır: Ben yürürken yanımdakine nasıl bir iz bırakıyorum? Gerçek ışık, yalnızca kendi yolumuzu aydınlatmak değil; başkasının karanlığında da ışık olabilmektir.
Ehli Beyt yazarı ve Seyyid Seyfeddin Ocağı evlatlarından,
=Seyyid Hakkı Azak=
Seyyid Hakkı, Sosyal medya takip hesaplarımız…
YouTube, Muhabbet Dergâhı TV-Seyyid Hakkı kanalımız: https://www.youtube.com/user/YediDeryaSohbeti62
Facebook, Muhabbet Dergâhı grubumuz: https://www.facebook.com/groups/244039227002241
Fcebook, Muhabbet Dergâhı İlimle İrşad sayfamız; https://www.facebook.com/profile.php?id=100057353323519
WEB sayfamız, Alevilikte Inanç-Seyyid Hakkı Azak; https://www.alevilikte-inanc.de/
Facebook, Seyyid Hakkı Azak özel sayfamız; https://www.facebook.com/profile.php?id=61570018628168