Mekânın büyüklüğü ile ibadetin derinliği aynı değildir.
İnsanların ibadeti için önemli olan, mekânın büyüklüğü değil; ibadet ruhunun ve inancın derinliğidir.
Bir ibadet evini değerli kılan nedir? Duvarlarının yüksekliği, kullanılan mermerin kalitesi, kubbesinin görkemi ve salonlarının büyüklüğü mü? Yoksa o mekânda insanların birbirine gönül vermesi, dayanışması, lokmasını paylaşması ve kendisini eşit ve değerli hissetmesi mi? Dolayısıyla bugün ibadet evlerimizin geçirdiği değişim üzerinden bu soruyu yeniden düşünmemiz gerektiğine inanıyorum.
İbadet evleri zamanla büyüyor, kurumsallaşıyor ve daha çağdaş yapılara kavuşuyor. Daha fazla insanın bir araya gelebilmesi, ibadetini gerçekleştirebilmesi, lokmasını paylaşabilmesi ve eğitim-kültür faaliyetlerini sürdürebilmesi için daha geniş mekânlara ihtiyaç duyulması gayet doğaldır.
Bu nedenle mesele büyük ibadet evlerine karşı çıkmak değildir. Asıl mesele, büyümenin ne anlama geldiğini unutmamaktır. Çünkü büyük ve görkemli yapılar inşa etmek başka, o yapıların içinde inancın özünü, ibadet ruhunu ve insanı merkeze alan değerleri yaşatmak bambaşka bir sorumluluktur.
Mekânlar büyürken kendimize şu soruları sormalıyız:
Duvarlarımız büyürken özümüz de büyüyor mu?
Salonlarımız genişlerken gönüllerimiz de genişliyor mu?
Binalarımız görkemleşirken ibadetimizin ruhu da derinleşiyor mu?
Geçmişteki sade ibadet mekânlarını hatırlamak bu açıdan önemlidir. Hz. Muhammed Mustafa döneminin sade ibadet anlayışı bize şunu hatırlatır: İbadetin değeri, mekânın ihtişamından çok insanın niyetinde, davranışında ve birbirine karşı sorumluluğunda ortaya çıkar.
Ancak geçmişi aynen kopyalamak da çözüm değildir. Önemli olan, geçmişte yaşatılan özü çağın koşullarında koruyabilmektir. Bunun için kurumsallaşabiliriz fakat bürokrasiye, gösterişe ve nefsin arzularına teslim olmayalım.
Büyüyebiliriz fakat gösterişin peşine düşmeyelim.
Güzel yapılar kurabiliriz fakat güzelliği yalnızca mermerde aramayalım.
Salonlarımızı büyütürken insanların arasındaki gönül mesafesini büyütmeyelim.
Çünkü ibadet evi yalnızca dört duvardan ibaret değildir. İnsanların inancıyla, birbirleriyle ve ortak değerleriyle buluştuğu bir meydandır.
Alevi geleneğinde bu anlayış; rızalık, ikrar, lokma, hizmetkârlık, görgü, dara durmak ve can cana olmak gibi kavramlarla ifade edilir. Bunlar aynı zamanda eşitliği, paylaşmayı, dayanışmayı ve insanı merkeze alan değerleri yaşatır.
Farklı inançların ibadet mekânlarının mimarileri ve ritüelleri birbirinden farklı olabilir. Ancak ortak bir gerçek vardır: Bir ibadet mekânının gerçek büyüklüğü, binasının büyüklüğüyle değil, içinde yaşatılan değerlerin büyüklüğüyle ölçülür.
lbette daha büyük, daha güzel ve daha çağdaş ibadet evleri yapılabilir. İnsanların daha rahat ibadet edebileceği, bir araya gelebileceği ve kültürel faaliyetlerini sürdürebileceği mekânlara sahip olmak önemlidir. Ancak bütün bunlar, ibadetin özünü ve insanı merkeze alan değerleri unutturmamalıdır. Çünkü ibadet bir gösteri değil, gönül işidir.
Mimari güzelleşirken insan ilişkileri güzelleşmiyorsa, salonlar büyürken gönüller birbirinden uzaklaşıyorsa, yapı büyümüş fakat ibadetin anlamı ve ruhu zayıflamış demektir.
Bu nedenle ibadet evlerimiz büyürken gönlümüz küçülmesin. Duvarlarımız yükselirken eşitlik duygumuz eksilmesin. Salonlarımız genişlerken paylaşma ve dayanışma anlayışımız daralmasın. Mimari güzelleşirken inancımızın özü kaybolmasın. Çünkü asıl mesele, ibadet evlerinin ne kadar büyük olduğu değil; o mekânda insanların birbirine ne kadar yakın olduğudur.
Dolayısıyla mekân büyüyebilir; fakat öz küçülmemelidir.
Yapı değişebilir; fakat insanı merkeze alan değerler korunmalıdır. Kendimize sormamız gereken en önemli soru ise şudur: İbadet evlerimiz büyürken, gönüllerimiz ve ibadetin derinliği de büyüyor mu?
Sonuçta gerçek ihtişam gösterişli binalarda değil; birbirine insan olarak değer veren, paylaşabilen, dayanışabilen ve gönül gönüle gelebilen insanların varlığındadır.
İşte ibadetin derinliği ve sırrı da burada saklıdır.
Ehli Beyt Yazarı ve Seyyid Seyfeddin Ocağı evlatlarından,
=Seyyid Hakkı Azak=
Seyyid Hakkı, Sosyal medya takip hesaplarımız…
YouTube, Muhabbet Dergâhı TV-Seyyid Hakkı kanalımız: https://www.youtube.com/user/YediDeryaSohbeti62
Facebook, Muhabbet Dergâhı grubumuz: https://www.facebook.com/groups/244039227002241
Fcebook, Muhabbet Dergâhı İlimle İrşad sayfamız; https://www.facebook.com/profile.php?id=100057353323519
WEB sayfamız, Alevilikte Inanç-Seyyid Hakkı Azak; https://www.alevilikte-inanc.de/
Facebook, Seyyid Hakkı Azak özel sayfamız; https://www.facebook.com/profile.php?id=61570018628168