Alevilikte Inanç - Seyyid Hakkı—Seyyid Hakkı, 1965 Dersim doğumlu ve Seyyid Seyfettin Ocağı evladı.—Allah Muhammed ya Ali.
Seyyid Hakkı
Seyyid Seyfeddin Ocağı

Dindar ve dincilik…


Dindar ve dincilik…
Dindar ve Dincilik kavramlarının manasına geçmeden önce Din ve Dinin amacı nedir? Onu açıklayalım. 

Din kelimesi arapça olup, „usul, adet ve tutulan yol“ anlamına gelir.
Din; Canab-ı Hakk tarafından Peygamberler aracılığıyla insanlara ulaştırılan maneviyetin ilahi Adalet yasasıdır. 

Bu ilahi yasanın amacı; Insanları kötülükten çekip iyiliğe, birliğe, kemale yöneltmek, ebedi hayatın yanında bir zerre hükmünde kalan şu fani ömür içinde iyilik ile gönül huzuruyla yaşamalarını sağlamak, onlara insanlıklarının şerafetini ve insan olarak yaratılmış olmalarının manasını bildirmekdir. Işte Alevilik, bu değerlerin bütünü ve bu değerlerle bezenmenin adıdır. Dört Kapı Kırk Makam felsefesi içinde yoğrulup kamillik mertebesine erişip orda Hakk ile Hakk olmaktır. 

Dolayısıyla insanları iyi ile kötüyü, doğru ile yanlışı, güzel ile çirkini bildirmek, onları Zahir ve Batın (Dünya ve ahiret) mutluluğuna kavuşturmaktır. 

Din kavramını ile amacını ortaya koyduktan sonra şimdi, Dindar ve Dinci arasındaki farkı ortaya koyalım. 

Bu iki kavram, insanlık tarihi boyunca insanlığın tüm değerlerine musallat olmuş biri kötülük sıfatı iken ötekisi de Hakk’ın iyi sıfatının aynası olmuş bir bolluk, saadet ve mutluluğudur. 

Dindar, dini Canab-ı Hakk’a has kılarak; Aracı tanrılar edimeksizin iman eden iken dinci, dini Canab-ı Hakk’ın elinden alarak kişilere entegre eden zahmet abidesidir. Yani biri rahmet iken, ötekisi zahmettir. 

Dindar, toplumsal değerleri kucaklayarak; Benliği (bireyselliği) red ederek, dinin en büyük düşmanı olan akıl ve ruh ikililiğini-karamsallığı reddederek, aydınlanmacılığı önplana çıkarır. 

Dinci ise Din sömürüsü, din kirliliği yani „sen karışma hocalar, imamlar bilir edebiyatı eşliğinde; Menfaatçılık ve hayalcılık pazarlamacılığı yaparlar. 

Dolayısıyla dindar, şekillerden uzak kalarak şeytanın düştüğü şekil(kötülükler) bataklığından çıkma gayreti güderken dinci, „Özü“ reddederek şekillere tapınma hayal ortamını yaratır ve aynı zamanda da dayatır. 

Dindarın anlattığı, Peygamber(Hz.Muhammed) nurlu ve onurludur. Dincinin dayattığı Peygamber ise, kendi arzularına bağımlıdır. 

Dindar, zahir ve batın dialektiği ilmine ermiştir. O, güzelliklerden huşu duymasını bilendir. Öncelikleri; Beklentiler/şekiller değil, insanlığın/insanların selametidir. Bu nedenle, dindarın mal varlığına/zenginliğine rastlamak mümkün değildir. 

Dinci ise; Beklentilerine/şekillere bağımlıdır, mal biriktirir, servet yapar, talan/ziyan eder. Bunların tümünü meşru kılmak için Peygambere yalan söyletir, uydurma hadis ithal eder yani Allah ile aldatma gayretindedir. 

Dindarın Rabbi, Alemlerin Rabbi olan Allah’tır. Dincinin Rabbi ise; Maldır, mülktür ve paradır. 

Günümüzde gelinen durum, Dincilik adına putperestlik islam aleminin ve Dünya barışının önündeki en büyük engeldir. Iste putperestlik sisteminin ekseninde filizlenen din sömürü dalgasını, dindarlık maskesi giymek suretiyle hayata geçirenlerin mesleğine verilen addır bu. Bu, Emevi sürecinde hortlanmış olan kabilecilik/aşiretcilik ve putçuluğun, islam ekseninde var olan bir bez ötüsü ile örtülmesidir. 

Bu din tücarlığı Emevi döneminde, Muaviye tarafından en usta şekilde yapılmıştır. Muaviye, Hz.Muhammed Mustafa tarafından lanetlemiş bir mahlukattır. 

Muaviye, Allah’ın kullarını „köle“ ve müslümanların mallarını ise, saltanat elde etmek için, Allah’ın ilahi adaletini kullanarak din sömürücülüğü yapmıştır. Açık örneği Hendek savaşında Şahı Merdan Ali’ye karşı savaşırken, Kur’an sayfalarını mızrakların başına geçirerek dini kendi menfaatı uğruna kullanmıştır yani insanları Allah ile aldatmıştır. Günümüzdeki „siyasal islamcılar,“ Muaviye’nin politikasını izlemekteler. Dindarlık maskesi altında „Din sömürücülüğü, Allah ile aldatmak“ politikası yatmaktadır. 

Iki yüzlü, münafıktır bilinir.
Kimliği, vatandaşlıktan silinir.
Insan olan, olduğu gibi görünür.
Iki yüzlü, şerefsizdir bilinir..

Tükürürüm ırkçılık yapan şerefsizlere.
Din deyince gocunan, dinsizlere.
Iki yüzlü münafık, şerefsizlere.
Tüküreyim, şerefsiz oğlu şerefsizlere.

Atatürk’ün arkasına sığınır.
Laik, demokratik görünür.
Sıkıştımı, Müslüman görünür.
Tükürün, tükürün Şerefsizlere. (Mehmet Selim Polat) 
 

Ehli Beyt yazarı ve Seyyid Seyfeddin Ocağı evlatlarından,
=Seyyid Hakkı=

Seyyid Hakkı, Sosyal Medya Takip Hesaplarımız…
YouTube, ilim kanalımız:
https://www.youtube.com/user/YediDeryaSohbeti62 
YouTube, Hakk Dergahı TV :
https://www.youtube.com/channel/UCiYFRPz6s8F4dBXue1V8zVg
Facebook, Alevi Hizmet Dergahı grubumuz:
https://www.facebook.com/groups/244039227002241/  
Fcebook, Ehlibeyt Ilim Mektebi sayfamız;
https://www.facebook.com/Ehlibeyt-%C4%B0lim-Mektebi-194839911064876 
WEB sayfamız, Alevilikte Inanç;
https://www.alevilikte-inanc.de/ 
Facebook özel sayfamız;
https://www.facebook.com/SeyyidHakkiAL


Alevilikte Inanç - Seyyid Hakkı sayfamızı önerelim ve yönlendirelim. => Facebook Sayfamız: Seyyid Hakkı SH => YouTube Kanalımız: Ehlibeyt Yolu-Seyyid Hakkı => Facebook grubumuz: Seyyid Seyfeddin Ocağı - Dergah Aşk ile Canlar...